Bu Blogda Ara

31 Mart 2010 Çarşamba

sabah kırgını

Evet ne demiştik
bir yaseminin kolunu kırdım bugün
üzüldü
üzüldüm...
durduk yere kendimi kırdım.

Ne söylemememiz gerektiğini
düşünemeden sıktım
canımı sıkar gibi
şimdi elbette kolu kırgın.

Benden kaçamazsınız kendileri.
Zihnim uçkun
burada yalnız
yapayalnızız
ve öyle yalnız
kırgınım.

22 Mart 2010 Pazartesi

3 Mart 2010 Çarşamba

Matematik böyle olsa sevebilirdim

Ahmet, A noktasından
makul bir hızla hareket etmiştir
Murat ise B noktasında
sabit durmaktadır.
Ahmet, yola çıktıktan beş dakika sonra
karşı yönden doğrusal hareketle gelen
bir başka araçla çarpışır.
Ahmet, karşı araçtaki
sürücüye yardım için iner.
Başında hafif kanaması olan bayanı
dışarı çıkarırken
tahrik olduğunu düşünmemeye çalışır.
15 dakika sonra
yoluna devam eder.
Bu sırada B noktasında hava
beklenmedik derecede güneşlidir
ve Murat artık orada değildir.
Ahmet ise daha yavaş bir hızla giderken
10’lu yaşlarını düşünmektedir.

A ve B noktaları arasındaki mesafe ne kadardır?

17 Şubat 2010 Çarşamba

9

Dokuz yaşında doğmuşum
sarhoş olmadan önce yani
sevişmeden de önce
sakaldan
ve sigaradan da...
gördüğüm ilk ölüme yakın.

Gördüğüm ilk ölüm...

Başka bir şiir olduğuna
kanaat getirip
ayırdığım bölüm.

Demode kafiye
güzel söz.

Evet
kesinlikle dokuz.

11 Şubat 2010 Perşembe

3 Şubat 2010 Çarşamba

fecr-i ate

Tanrı da bana inanmıyor
önce o başlattı.

savunma

Anlatması zor biliyorum ama
ben yapmadım.
Nasıl kanıtlanır ki yokluk,
öğleden sonraydım
yapmadım...
Bak, sen güçlü bir karakteri
özenmeden izleyebilen birine benziyorsun
bir düşün
yahu yapmadım!
Şimdi kimi çalıp çırpacak
kiminin saçı erken dökülecek
kimi bozanın ekşisini sevmeye
devam edecek...
gönüllülerin işi
gönülsüzler kadar zor değil
vallahi yapmadım!..
Ne zaman geçersen geç,
o sandalyede daima güzel bir kız oturur
o tam köşedeki masanın köşe sandalyesi…
okurbazdır kitabının başında
okumaz
inan ki yapmadım.

Beni ne zaman çağır.

Ve şiir, yağmura diklendiğinde
yapmadım!